Kurtlar Vadisi Pusu’da 38. bölümün son sahnesinde Yalçın Yıldız Yalçın Bulut’a bir kıyak yaptı ve Muro’nun bulunduğu adresi verdi. Yalçın Bulut limandan ticari ortağı olan Memati Baş’ı davet etti ve Memati, Bulut ile beraber Muro’nun bulunduğu adrese gitti.

Fakat Muro daha önceden saklanmış olduğu için kaçtığını düşündüler ve o sırada örgüt üyeleri Muro’yu ele geçirmek için geldikleri adreste farkında olmadan Memati ve Bulut ile çatışmaya başladılar. Bir süre çatışmalarının ardından 38. bölüm sona erdi.

Gelelim Kurtlar Vadisi Pusu 39. bölüme. Bu bölümün başlangıcında çatışma devam ediyor ve Muro, Yıldırım, Çeto saklandıkları yerde dışarda olanlar hakkında yorumlar yapıyorlardı. Bu sırada Polat Alemdar örgüt liderini ele geçirmek için çatışma alanına geldi. Bu sırada yanında Güllü Erhan ve Nevzat vardı. Güllü Erhan’ın Polat Alemdar’a “Abi niye durduk?” sorusuna karşılık Memati ve Bulut’un çatışma içerisinde olduğundan habersiz olan Polat “Bırakalım birbirlerini kırsınlar öyle girelim” dedi. Memati bir süre sonra bu çatışmanın bu şekilde sürmesinden sıkıldı ve Abdülhey’e telefon etti.

Memati: Abdülhey neredesin?
Abdülhey: Takipteyim abi…
Memati: Bırak takibi… Pusuya düştük!
Abdülhey: Ne pususu abi?
Memati: Abdülhey! Soracakmısın? Gelecekmisin?
Abdülhey: Abi neredesiniz? Ne pususu?
Memati: Muro’yu elimize düşürelim derken, o bizi eline düşürdü.
Abdülhey: Polat abi yanındamı abi?
Memati: Ne abisi Abdülhey! Bulut’la beraberim!

Telefonda geçen bu diyalog sonrasında takipte olan Abdülhey ve Pürmüz dönebilecekleri ilk yerden döndüler. Abdülhey ve Pürmüz’ün arkalarında onları takip eden Hakkı Bafralı’dan haberleri yoktu fakat Hakkı Bafralı Abdülhey ve Pürmüz’ün takibi farkettiğini zannederek uzaklaştıklarını düşündü ve Hakkı Bafralı’da takibi bıraktı.

Bu sırada Abdülhey, Polat Alemdar’ı aradı. Aralarında geçen;

Polat Alemdar: Ne işi var Memati’nin burada Abdülhey?
Abdülhey: Abi orada olan ben değilim sensin… Ben nereden bileyim?
Polat Alemdar: Ben oradamıyım Abdülhey? Ben bekliyorum ki birbirlerini vursunlar!
Abdülhey: İşte abi, vurulmasını beklediğin Memati abi ve Bulut!
Polat Alemdar: Bulut ne arıyor burada? Ya bu Muro nerde?

Diyalog sonrasında aracından inen Polat Alemdar’ı görüp saşıran Güllü Erhan’a “Sus Erhan Sus! Gördüğünüzün kafasına sıkın! İçeriye ateş etmeyin!” talimatı vererek çatışmaya en dış saftan müdahale etmek için harekete geçti. Bu sırada kafası karışan Nevzat, Erhan’a “Muro bizim safa mı geçmiş Erhan? Ne olmuş” diye sormasına karşılık Erhan’ın sert tepkisi ile karşılaştı.

Bu sırada içeride Memati ile Bulut arasında geçen dialog;

Bulut: Ortak, ölmeden önce hatırlat sana birşey söyleyeceğim!
Memati: Ne söyleyeceksen söyle! Öldürtme kendini!
Bulut: Hiç kusura bakma, Azrail‘i görmeden söylemem! Yoksa sen bana sıkarsın…

Saklandıkları yerde pek rahat olmadıkları her hallerinden belli olan Muro, Çeto, Yıldırım arasında olanlar ise her zamanki gibi oldukça komik şeylerdi… Çeto dışarıda konuşulanları merak ediyordu. Muro’da buna karşılık sinirli bir şekilde, çıkıp olanları öğrenmesini ve bulundukları alanın biraz hava almasını söyledi. Bunu ciddiye alan Çeto yerinden hareket ederken Muro’nun sert tepkisini aldı ve yeniden yerine oturdu. Bu sırada kendince çözümleme yapmaya çalışan Yıldırım, Muro’ya Memati ve Bulut’u bulundukları sığınağa almayı teklif etti. Söylediklerinden anlaşıldığı kadarı ile sığınakları barbunya ile doluydu… Muro her zamanki gibi aksi bir tavırla “Devrimcinin asla devrimciden başka dostu olmaz Yıldırım! Kardeşlik türküsü söylenecek zaman değil şimdi.”

Dışarıda çatışma devam ederken Polat Alemdar’ın her zaman olduğu gibi isabetli atışlarına şaşıran örgüt lideri olanlara şaşırdı. Polat Alemdar liderin bulunduğu yeri tespit etti ve binanın arka tarafından doğru liderin bulunduğu yerin arkasına geçmek için ilerlemeye başladı.

Bulut’un dışarıda olanları görmesi ile beraber “Memati! Örgütçülere de dışarıda biri sıkıyor.” sözüne karşılık Memati’nin verdiği cevap ise “Ulan bu Abdülhey köşedemi bekliyordu? Yoksa beni takip ediyordu da takipteyim dediği benmiyim?” oldu. Memati’nin Kazım’a seslenmesi ile Kazım “Belki Muro sıkıyordur dışarıdan abi” cevabını verdi.

Muro’nun sığınağında alışıldık komedi devam ediyordu.

Muro: Bir bilmecem var çocuklar! Dur Çeto hemen atlama öyle Nedir? Nedir? Nedir? diye. Düşmanımın düşmanının düşmanının düşmanı benim neyimdir?
Çeto: Neyindir Başkanım?
Muro: Yemin ediyorum, bunu büyük liderlik bile çözemedi! Dışarıdan sıkanlara, daha dışarıdan sıkanlar kim?
Çeto: Başkanım ben meraktan ölüyorum! Bi çıkıp baksak ya…
Muro: Bu seferde sana konserve kutusumu batıyor Çetin? Ben senin derdini anlamıyorum ki. Devrimcinin demir gibi iradesi vardır. Meraktan ölsende, gebersende, dışarıdan her kurşun sana gel gel dese de, gelmeyeceksin! Buradan dışarı çıkmayacaksın Çetin!
Çeto: Tamam Başkanım. Diyerek sola doğru eğilir.

Bu sırada farklı kokuların ortaya çıkmasından korkan Muro: Sakııınnn! :D

Çatışma artık sona ermişti! Polat Alemdar liderin arka tarafında olduğunu belli etmek için havaya ateş ederek lidere ve yardımcısına silahlarını bırakmasını emretti. Silahını atan lider ve lider yardımcısına Polat bu sefer yere yatmalarını emretti. İçeriden Memati ve Bulut’un çıktığını gören Polat, Nevzat’tan arabayı getirmesini ve Erhan’dan da lider ve yardımcısına göz kulak olmasını istedi ve Memati ile Bulut’a doğru yürüdü.

Memati: Benimi takip ediyordun abi?
Polat: Evet Memati! İşim, gücüm herşeyim bitti seni takip ediyordum!
Bulut: Ben çağırdım. Beraber Muro’ya sıkalım diye de… Kaçmış Şerefsiz! Sonra da bunlar geldi…
Polat: Sen nereden duydun Muro’nun burada olduğunu?
Bulut: Yıldız söyledi… Güya kıyak yaptı…
Polat: İki ortak bırakın Muro’yu örgütü! Gidin limancılık oynayın! Benim Ayağımın altında dolanmayın!

Polat, Memati ve Bulut’un bulunduğu yerden uzaklaşırken;

Bulut: Ortak, kusura bakma benim yüzümden fırça yedin…

Memati: Kurşun yeseydik daha iyiydi!

Bu dialog sonrasında lider ve yardımcısının bulunduğu yere giderek lidere İskender Büyük‘ün yerini öğrenmek için nerede olduğunu sordu. Bu soru karşısında “Git onu devletine sor!” cevabını alan Polat Alemdar “Devlet Benim! İstediğime istediğimi sorarım” diye yanıt verdi ve silahını liderin kafasına doğrulttu ve yeniden İskender Büyük’ün yerini öğrenmek istedi. Liderin soruya cevapsız kalması karşısında Polat liderin yardımcısının kafasına sıktı ve lidere “Sana yapacağım en iyi teklif, bu kadar çabuk ölmen!” dedi. Memati ve Bulut’un oradan ayrılacağını gören Polat, Memati’ye ofise gitmesini, orada konuşacaklarını söyledi. Bu sırada Abdülhey aradı ve aynısını Abdülhey’e de söyledi.

Polat Alemdar ve ekibi bu şekilde çatışma alanından ayrıldılar…